Demokratik Toplum Manifestosu (Uygarlık)

Kitap adı: Demokratik Toplum Manifestosu (Uygarlık)

Yazarın adı: Abdullah Öcalan

Sayfa sayısı: 285

Kitabın konusu :

İmralı Cezaevine alındığımda beni ilk karşılayan kişi, Avrupa
Konseyi’ne bağlı İşkenceyi Önleme Komitesi’nin başkanlık düzeyindeki temsilcisiydi. Bana söylediği ilk söz, “Bu cezaevinde kalacaksın, biz de Avrupa Konseyi üzerinden denetleyip bazı çözümler geliştirmeye çalışacağız” oldu. Dostluğa tarihte eşine ender rastlanan bir ihanet temelinde beni ABD-CIA denetimine teslim eden. Yunan ulus-devletinin Türkiye Cumhuriyeti’yle ilişkileri çıkar denklemine eklenince, ‘çıplak krallar ve maskesiz tanrılar çağında’ İmralı kayalıklarına zincirlenip, Prometheus efsanesine ‘taş çıkartan’ biçimde bir kadercilik mahkûmiyetine duçar (düşen) oldum.

Bu sürece yol açan Suriye’den çıkışımdaki denklem daha da çarpıcıdır. Beni Suriye’den çıkartan anlayış, özünde yine dostluğa çizdiğim paye ile İsrail’in Kürt politikası arasındaki çelişkinin çarpışmasına dayanır. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında Kürt sorununun patronajlığına soyunan İsrail, şahsımda giderek etkili olmaya başlayan ikinci bir Kürt çözüm tarzına tahammül edemeyecek denli hassastı. Benim çözüm tarzım hesaplarına kesinlikle uygun düşmüyordu. Hakkını inkâr etmemeliyim; MOSSAD dolaylı yoldan beni kendi çözüm yoluna davet etti. Ama buna da ben ne ahlaken ne siyaseten açık ve hazır değildim. Suriye Arap yönetimi PKK Önderliğiyle taktik yanı ağır basan bir ilişki biçimini asla aşmak istemedi. Kaldı ki, Hafız Esad önderliği ABD-Sovyetler Birliği hegemonya çatışmasına dayalı olarak vücut bulmuştu. Sovyetler’in çözülüşüyle birlikte, kritik bir aşamada hiçbir taktik ilişkiyi koruyacak durumda değildi. Benimle -PKK oluşumuyla- Türkiye’yi dengelerken, bir anlamda Türkiye Cumhuriyeti’nin 1958’den itibaren gelişen Suriye üzerindeki tehdidine ve aşırı İsrail yanlısı eğilimine yanıt arıyordu. PKK’nin bu konuda uygun araç olması, uzun süreli bir taktik ilişkiye imkân verdi. Bu ilişkinin ikinci bir Kürt politikasına yol açabileceği pek görülmek istenmiyordu. Türk yönetimlerinin bütün çabaları bu anlamda etkili olamıyordu.

Yukarı Çık